İngilizce Türkçe Sözlük







6 Mayıs 2016 Cuma

Mike Posner-I Took A Pill in İbiza (Çeviri)

truth

I took a pill in Ibiza
To show Avicii I was cool
And when I finally got sober, felt 10 years older
But fuck it, it was something to do
I’m living out in LA
I drive a sports car just to prove
I’m a real big baller ’cause I made a million dollars
And I spend it on girls and shoes

İbiza’da bir hap aldım
Avicii’ye ne kadar havalı olduğumu göstermek için
Ve nihayet ayıldığımda,10 yaş daha yaşlanmış hissettim
Ama kahretsin,bunu yapmanın bir nedeni vardı
Los Angeles da yaşıyorum
Bunu ispatlamak için spor arabalar kullanıyorum
Ben bir topçuyum (futbol ya da basketbol oyuncusu) çünkü milyon dolarlar kazandım
Ve bunları kızlara ve ayakkabılara harcıyorum

 
But you don’t wanna be high like me
Never really knowing why like me
You don’t ever wanna step off that roller coaster and be all alone
You don’t wanna ride the bus like this
Never knowing who to trust like this
You don’t wanna be stuck up on that stage singing
Stuck up on that stage singing
All I know are sad songs, sad songs
Darling, all I know are sad songs, sad songs

Ama sen benim gibi yüksekte olmak istemezsin
Neden beni sevdiğini gerçekten bilmiyorum
Bu hızlı küçük arabalardan indikten sonra yapayalnız olmayı hayatta istemezsin
Arabayı böyle sürmek istemezsin
Asla kime böyle güveneceğini bilemezsin
Bu sahnede şarkı söyleyerek sıkışıp kalmak istemezsin
Şarkı söyleyerek bu sahneye sıkışmak
Tek bildiğim şeyler hüzülü şarkılar,hüzünlü şarkılar
Sevilim,tek bildiğim şeyler hüzünlü şarkılar,hüzünlü şarkılar

 
I’m just a singer who already blew his shot
I get along with old timers
‘Cause my name’s a reminder of a pop song people forgot
And I can’t keep a girl, no
‘Cause as soon as the sun comes up
I cut ’em all loose and work’s my excuse
But the truth is I can’t open up

Ben sadece fırsatı heba eden bir şarkıcıyım
Eskilerle (yaşlılarla) iyi anlaşırım
Çünkü benim adım ‘insanların unuttuğu bir pop şarkısını hatırlatıcı’dır
Bir kızı tutamam,hayır
Güneş doğar doğmaz
Hepsini serbest bırakıyorum ve işim benim bahanem
Ama gerçek şu ki konuya başlayamıyorum

But you don’t wanna be high like me
Never really knowing why like me
You don’t ever wanna step off that roller coaster and be all alone
You don’t wanna ride the bus like this
Never knowing who to trust like this
You don’t wanna be stuck up on that stage singing
Stuck up on that stage singing
All I know are sad songs, sad songs
Darling, all I know are sad songs, sad songs

Ama sen benim gibi yüksekte olmak istemezsin
Neden beni sevdiğini gerçekten bilmiyorum
Bu hızlı küçük arabalardan indikten sonra yapayalnız olmayı hayatta istemezsin
Arabayı böyle sürmek istemezsin
Asla kime böyle güceneceğini bilemezsin
Bu sahnede şarkı söyleyerek sıkışıp kalmak istemezsin
Şarkı söyleyerek bu sahneye sıkışmak
Tek bildiğim şeyler hüzülü şarkılar,hüzünlü şarkılar
Sevgilim,tek bildiğim şeyler hüzünlü şarkılar,hüzünlü şarkılar

I took a plane to my home town
I brought my pride and my guitar
All my friends are all gone but there’s manicured lawns
And the people still think I’m a star
I walked around downtown
I met some fans on Lafayette
They said tell us how to make it ’cause we’re getting real impatient
So I looked em in the eye and said

Evime (memleketime) giden bir uçak yakaladım
Onurumu ve gitarımı da aldım
Bütün arkadaşlarımın hepsi kayıp ama bakımlı çimenler var
Ve insanlar hala bir sanatçı olduğumu düşünüyor
Şehir merkezinde dolaştım
Lafayette’de bazı hayranlarımla karşılaştım
Onlar ‘haydi bize bunu nasıl başarıyorsun onu söyle çünkü gerçekten merak ediyoruz’ dediler
Sonra gözlerine baktım ve dedim ki

 
You don’t wanna be high like me
Never really knowing why like me
You don’t ever wanna step off that roller coaster and be all alone
You don’t wanna ride the bus like this
Never knowing who to trust like this
You don’t wanna be stuck up on that stage singing
Stuck up on that stage singing
All that I know are sad songs, sad songs
Darling, all that I know are sad songs, sad songs

Ama sen benim gibi yüksekte olmak istemezsin
Neden beni sevdiğini gerçekten bilmiyorum
Bu hızlı küçük arabalardan indikten sonra yapayalnız olmayı hayatta istemezsin
Arabayı böyle sürmek istemezsin
Asla kime böyle güceneceğini bilemezsin
Bu sahnede şarkı söyleyerek sıkışıp kalmak istemezsin
Şarkı söyleyerek bu sahneye sıkışmak
Bildiğim şeyler hüzülü şarkılar,hüzünlü şarkılar
Sevgilim,bildiğim şeyler hüzünlü şarkılar,hüzünlü şarkılar

loading...

Ariana Grande - Into You Şarkı Sözleri (Türkçe Çeviri)

Çevriliyor...

Into You

DİKKAT! İNGİLİZCE KONUŞMAK İÇİN KURSA GİTMEYE GEREK YOK! NASIL MI? TIKLAYIN!

I'm so into you, I can barely breathe

(And all I wanna do is to fall in deep)

But close ain't close enough 'til we cross the line, baby

So name a game to play, and I'll role the dice, hey

Oh baby, look what you started

The temperature's rising in here

Is this gonna happen?

Been waiting and waiting for you to make a move

(Woo, oh, oh, oh!)

Before I make a move

(Woo, oh, oh, oh!)

So baby, come light me up and maybe I'll let you on it

A little bit dangerous, but baby, that's how I want it

A little less conversation, and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

Got everyone watchin' us, so baby, let's keep it secret

A little bit scandalous, but baby, don’t let them see it

A little less conversation and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you, oh yeah

(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

This could take some time, hey

I made too many mistakes

Better get this right, right, baby

Oh baby, look what you started

The temperature's rising in here

Is this gonna happen?

Been waiting and waiting for you to make a move

(Woo, oh, oh, oh)

Before I make a move

(Woo, oh, oh, oh)

So baby, come light me up and maybe I'll let you on it

A little bit dangerous, but baby, that's how I want it

A little less conversation, and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

Got everyone watchin' us, so baby, let's keep it secret

A little bit scandalous, but baby, don’t let them see it

A little less conversation and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

Tell me what you came here for

Cause I can't, I can't wait no more

I'm on the edge with no control

And I need, I need you to know

You to know, oh!

So baby, come light me up and maybe I'll let you on it

A little bit dangerous, but baby, that's how I want it

A little less conversation, and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

Got everyone watchin' us, so baby, let's keep it secret

A little bit scandalous, but baby, don’t let them see it

A little less conversation and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

Got everyone watchin' us, so baby, let's keep it secret

A little bit scandalous, but baby, don’t let them see it

A little less conversation and a little more touch my body

Cause I’m so into you, into you, into you

So come light me up, so come light me up my baby

A little dangerous, a little dangerous my baby

A little less conversation and a little more touch my body!

('Cause I’m so into you, into you, into you...)

5 Mayıs 2016 Perşembe

Chris Brown-Grass Ain’t Greener (Türkçe Çeviri) (Çeviri)

cb
You ain’t the girl that you used to be
You say you’re done, you’re moving on
This ain’t the world that it used to be
Looks like you’ve won, looks like you’ve won
Sick of leaving messages on your cell
But you never fuck with none of them
Girl you had somebody that really cared
How you fuck it up, girl it’s not fair

Eskiden olduğun gibi bir kız değilsin
Bittiğini söyleyip yol alıyorsun
Bu eskiden olduğu dünya değil
Görünüşe göre sen kazanmışsın,sen kazanmışsın
Telefonuna mesaj bırakmaktan usandım
Ama sen asla onlara bakmadın
Kızım gerçekten seni önemseyen biri var
Nasıl mahvediyorsun,kızım bu insaflı değil

 
You used to be the one to talk to on the side
Waiting for my love to break up
It’s crazy how your ass can walk through every night
Acting like you been a player
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah

Eskiden bu tarafta konuşan sadece sendin
Aşkımı kırmak için bekleyerek
Nasıl da her gece k*çını kaldırıp gezebiliyorsun bu çok çılgınca
Bir oyuncu gibi davranarak
Burada ki çimler o tarafta ki kadar yeşil değil*

 
Seems like ain’t nothing cool about being real
No one’s honest about what they feel
Take a hoe and try to treat her well
She’ll be back up at the club again
I know what you want, but you’re not gon’ get it
That’s enough for sure that you fucking with you
You do what you want with somebody else
I’m gone, baby

Görünüşe göre gerçekçi olmak konusunda hiç bir şey güzel gelmiyor
Kimse duyguları hakkında dürüst değil
Bir s*rtük bul ve ona iyi davranmaya çalış
Ama o yine kulüplere dönüş yapıyor olacak
Ne istediğini biliyorum,ama istediğini alamayacaksın
Kendini kandırman artık kesinlikle yeter
Sen başkasıyla istediğini yap
Ben kayboldum,bebek

 
You used to be the one to talk to on the side
Waiting for my love to break up
It’s crazy how your ass can walk through every night
Acting like you been a player
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah

Eskiden bu tarafta konuşan sadece sendin
Aşkımı kırmak için bekleyerek
Nasıl da her gece k*çını kaldırıp gezebiliyorsun bu çok çılgınca
Bir oyuncu gibi davranarak
Burada ki çimler o tarafta ki kadar yeşil değil

 
My homie said I need to stop it
My momma said bitches be watching you
They gon’ put their hand all in your pocket
For the credit card that’s in your wallet
Drinking liquor when we celebrating
Calculating all my funds
Tryna get a nigga take the condom off
Cause she want that tax every month, woo
I know what you want, but you’re not gon’ get it
Take my kindness for weakness when you acting silly
Keeping it 100 ain’t your forté
You used to be

Arkadaşım buna bir son vermem gerektiğini söyledi
Annem s*rtüklerin beni izliyor olduğunu söyledi
Ellerini cebine uzatacaklar (gözleri cebinde olacak)
Cüzdanında ki kredi kartı için
Kutlama yaptığımızda içki içerek
Bütün servetimi konuşarak
Bu zenciye kondom çıkartmaya çalışacaklar
Ne istediğini biliyorum,ama onu alamayacaksın
Şapşalca davranarak iyiliğimi zayıflığıma dönüştür
Dürüst olmak senin harcın değil
Eskiden olduğun gibi

 
You used to be the one to talk to on the side
Waiting for my love to break up
It’s crazy how your ass can walk through every night
Acting like you been a player
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah
That grass ain’t greener on the other side
Oh yeah

 
Eskiden bu tarafta konuşan sadece sendin
Aşkımı kırmak için bekleyerek
Nasıl da her gece k*çını kaldırıp gezebiliyorsun bu çok çılgınca
Bir oyuncu gibi davranarak
Burada ki çimler o tarafta ki kadar yeşil değil
Ah evet
Burada ki çimler o tarafta ki kadar yeşil değil
Ah evet

 
Burada ki çimler o tarafta ki kadar yeşil değil*:her şey iyi gibi görünse de senin kadar iyi değilim
waiting for my love to break up*:ayrılmak için aşkımı/aşık olmamı bekleyerek olarak da çevrilebilir

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Dj Snake-Middle (Türkçe Çeviri) (Çeviri)

snake

Staring at two different views on your window ledge
Coffee has gone cold, it’s like time froze
There you go wishing, floating down our wishing well
It’s like I’m always causing problems, causing hell
I didn’t mean to put you through this, I can tell
We’re gonna sweep this under the carpet

 
Pencere kenarına iki farklı açıdan bakıyorum
Kahve soğumuş,donma zamanı gelmiş gibi
işte umut ediyorsun,bizim iyi dileklerimiz dalgalanıyor
Sanki hep sorunlara neden oluyormuşum,cehenneme neden oluyormuşum gibi
Seni bu duruma sokmak istemedim,bunu söyleyebilirim
Şimdi bunu halının altına süpüreceğiz (görmezden geleceğiz)

 
I hope that I can turn back the time
To make it all alright, all alright for us
I’ll promise to build a new world for us two
With you in the middle

Keşke zamanda geri gidebilseydim
Her şeyi düzeltmek için,ikimiz için düzeltmek için
İkimiz için yeni bir dünya inşa edeceğime söz veriyorum
Ortasında sen olan

 
(you in the middle)
(you in the middle)

 
(ortasında sen varsın)
(ortasında sen varsın)

 
Lying down beside you. What’s going through your head?
The silence in the air felt like my soul froze
Am I just overthinking feelings I conceal
This gut feeling I’m tryna get off me as well
I hope we find our missing pieces and just chill
We’re gonna sweep it under the carpet

 
Yanında yatarken,aklından ne geçiyor?
Havada ki sessizlik ruhumu donduruyormuş gibi oluyor
Yoksa ben mi gizlediğim duygular hakkında çok fazla düşünüyorum
Bu his kendimden bile kurtulmaya çalışıyormuşum gibi hissettiriyor
Umarım kaybettiğimiz parçayı buluruz ve sadece rahatlarız
Şimdi bunu halının altına süpüreceğiz (görmezden geleceğiz)

I hope that I can turn back the time
To make it all alright, all alright for us
I’ll promise to build a new world for us two
With you in the middle

 
Keşke zamanda geri gidebilseydim
Her şeyi düzeltmek için,ikimiz için düzeltmek için
İkimiz için yeni bir dünya inşa edeceğime söz veriyorum
Ortasında sen olan

 
(you in the middle)
(you in the middle)
(with you)
(you)

 
(ortasında sen varsın)
(ortasında sen varsın)
(senle)
(sen)

 
(thank the children)
(just thank the children)
(you)
(thank the children)
(just thank the children)

 
(çocuklara şükürler olsun)
(sadece çocuklara şükürler olsun)
(sen)
(çocuklara şükürler olsun)
(sadece çocuklara şükürler olsun)

loading...

Alicia Keys-In Common (Türkçe Çeviri) (Çeviri)

i com

Said I’d be gone by five
But it’s sun rise and I’m still in your bed
Goodnight usually means goodbye
Me re-playing memories in my head
Look at you, look at you
Look what you made me do
How do you, how do you [?] know my every move
Who are you? Who are you? You look so familiar
I know you, I know you, baby, I know the truth

 
Beş dakikaya gidiyor olacağımı söylemiştim
Ama şuan gündoğuyor ve ben hala yatağındayım
İyi geceler genellikle ‘hoşçakal’ demektir
Aklımda ki hatıraları tekrardan oynatıyorum
Kendine bir bak,kendine bir bak
Bana ne yaptırdığına bir bak
Nasıl olur da,nasıl olur da her hareketimi bilebilirsin?
Kimsin?Kimsin?Aslında çok tanıdık görünüyorsun
Seni tanıyorum,seni tanıyorum,bebek,gerçeği biliyorum

We got way too much in common
If I’m being honest with you
We got way too much in common
Since I’m being honest with you

Çok fazla ortak yanımız var
Eğer sana dürüst olacaksam
Çok fazla ortak yanımız var
Madem sana dürüst olacağım

Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too
Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too

 
Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın
Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın

We used to talk ’til midnight
All those days that you stayed at my house
We were just passing the time
When we were young and we ain’t had no vows
Now, now, now maybe later on, I’ll text you and maybe you’ll reply
We both know we had no patience together day and night
Getting high on our supply, yeah, we ain’t satisfied
I could love you all occasions

 
Eskiden gece yarılarına kadar konuşurduk
Bütün o evimde kaldığın günler
Sadece zaman geçiriyorduk,
Gençtik ve hiç yeminlerimiz yoktu
Şimdi,şimdi,şimdi belki daha sonra,sana mesaj atacağım ve sen cevap vereceksin
Gece ve gündüz birlikte hiç tahammülümüz olmadığını ikimizde biliyoruz
Başarılarımızla yükseliyoruz,evet,ama memnun değiliz
Seni her durumda sevebilirdim

 
We got way too much in common
If I’m being honest with you
We got way too much in common
Since I’m being honest with you

 
Çok fazla ortak yanımız var
Eğer sana dürüst olacaksam
Çok fazla ortak yanımız var
Madem sana dürüst olacağım

 
Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too
Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too

Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın
Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın

Messed up too, messed up too
Just like you, just like you
Messed up too, messed up too
Just like you, just like you

 
Ben de dağılmışım,bende dağılmışım
Senin gibi,senin gibi
Ben de dağılmışım,ben de dağılmışım
Senin gibi,senin gibi

 
We got way too much in common
If I’m being honest with you
We got way too much in common
Since I’m being honest with you

Çok fazla ortak yanımız var
Eğer sana dürüst olacaksam
Çok fazla ortak yanımız var
Madem sana dürüst olacağım

 
Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too
Who wants to love somebody like me?
You wanna love somebody like me?
If you could love somebody like me
You must be messed up too

Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın
Kim benim gibi birini sevmek ister ki?
Benim gibi birini mi sevmek istiyorsun?
Eğer benim gibi birini sevebildiysen
Sende dağılmış olmalısın

loading...

The Chainsmokers-Don’t Let Me Down (Türkçe Çeviri) (Çeviri)

dont
Crashing, hit a wall
Right now I need a miracle
Hurry up now, I need a miracle
Stranded, reaching out
I call your name but you’re not around
I say your name but you’re not around

Gürültüyle çarpıyorum,bir duvara vurarak
Tam da şuan bir mucizeye ihtiyacım var
Acele et,bir mucize gerek
Yarı yolda kaldım,ulaşmam gerek
Sana sesleniyorum ama etrafta yoksun
İsmini söylüyorum ama etrafta yoksun

 
I need you, I need you, I need you right now
Yeah, I need you right now
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
I think I’m losing my mind now
It’s in my head, darling I hope
That you’ll be here, when I need you the most
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
D-Don’t let me down

Sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var şuan
Evet,şua an sana ihtiyacım var
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Sanırım şuan aklımı yitiriyorum
Umuyorum ki sevgilim,aklımda bu var
Burada olacaksın,sana en ihtiyacım olduğu anda
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Beklentimi boşa çıkarma

 
Don’t let me down
Don’t let me down, down, down
Don’t let me down, don’t let me down, down, down

Beklentimi boşa çıkarma
beklentimi boşa çıkarma,boşa,boşa
Beklentimi boşa çıkarma,boşa,boşa,boşa

 
R-r-running out of time
I really thought you were on my side
But now there’s nobody by my side

Zamanım fazla kalmadı
Gerçekten yanımda olacağını düşünmüştüm
Ama şuan kimseler yanımda yok

 
I need you, I need you, I need you right now
Yeah, I need you right now
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
I think I’m losing my mind now
It’s in my head, darling I hope
That you’ll be here, when I need you the most
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
D-Don’t let me down

Sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var şuan
Evet,şua an sana ihtiyacım var
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Sanırım şuan aklımı yitiriyorum
Umuyorum ki sevgilim,aklımda bu var
Burada olacaksın,sana en ihtiyacım olduğu anda
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Beklentimi boşa çıkarma

 
Don’t let me down
Don’t let me down, down, down
Don’t let me down, down, down
Don’t let me down, down, down
Don’t let me down, don’t let me down, down, down

Beklentimi boşa çıkarma
Beklentimi boşa çıkarma,boşa,boşa,boşa,
Beklentimi boşa çıkarma,boşa,boşa,boşa
Beklentimi boşa çıkarma,boşa,boşa,boşa

 
Oh, I think I’m losing my mind now, yeah, yeah, yeah
Oh, I think I’m losing my mind now, yeah, yeah

Ah,sanırım aklımı yitiriyorum şuan,evet,evet,evet
Ah,sanırım aklımı yitiriyorum şuan,evet,evet,evet

I need you, I need you, I need you right now
Yeah, I need you right now
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
I think I’m losing my mind now
It’s in my head, darling I hope
That you’ll be here, when I need you the most
So don’t let me, don’t let me, don’t let me down
Don’t let me down

 
Sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var,sana ihtiyacım var şuan
Evet,şua an sana ihtiyacım var
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Sanırım şuan aklımı yitiriyorum
Umuyorum ki sevgilim,aklımda bu var
Burada olacaksın,sana en ihtiyacım olduğu anda
Bu yüzden beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma,beklentimi boşa çıkarma
Beklentimi boşa çıkarma

loading...

3 Mayıs 2016 Salı

Meghan Trainor-That’s What She Said (Türkçe Çeviri) (Çeviri)

meghan

I said, sorry I didn’t finish
Sorry you didn’t fit
I tried to make it work
Can’t really wrap my hands around it*
Yeah we could try again
When I’m done feeling sore
Maybe you’re just a friend
Whose not looking for more
Wish I could stop but it feels so good
I wish I could stop but it feels so good
I wish I could stop, stop, stop

Bitirmediğime üzgünüm dedim
Layık olmadığın için üzgünüm
Oldurmaya çalıştım
Ama elle tutulur bir yanı yok
Evet yeniden deneyebilirdik
Kırgınlığım bittiğinde
Belki de sen sadece bir arkadaşsın
Kim daha fazlasını istemez ki
Keşke durdurabilsem ama çok iyi geliyor(hissettiriyor)
Keşke bunu durdurabilsem ama çok iyi geliyor
Keşke durdurabilsem,durdurabilsem,durdurabilsem

 
And then he said, don’t got a dirty mind but…
That’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That-that-that-that’s what she said

Sonra o dedi ki , yanlış bir izlenime kapılma ama…
O böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
Böyle böyle böyle söyledi

 
I said, sorry I didn’t finish
Sorry you didn’t fit
I tried to make it work
Can’t really wrap my hands around it
Yeah we could try again
When I’m done feeling sore
Maybe you’re just a friend
Whose not looking for more
Wish I could stop but it feels so good
I wish I could stop but it feels so good
I wish I could stop, stop, stop

 
Bitirmediğime üzgünüm dedim
Layık olmadığın(uygun olmadığın )için üzgünüm
Oldurmaya çalıştım
Ama elle tutulur bir yanı yok
Evet yeniden deneyebilirdik
Kırgınlığım bittiğinde
Belki de sen sadece bir arkadaşsın
Kim daha fazlasını istemez ki
Keşke durdurabilsem ama çok iyi geliyor(hissettiriyor)
Keşke bunu durdurabilsem ama çok iyi geliyor
Keşke durdurabilsem,durdurabilsem,durdurabilsem

 
And then he said, don’t got a dirty mind but…
That’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That-that-that-that’s what she said
And then he said, don’t got a dirty mind but…
That’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That-that-that-that’s what she said

Sonra o dedi ki , yanlış bir izlenime kapılma ama..
O böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
Böyle böyle böyle söyledi
Sonra o dedi ki , aklına kötü bir şey gelmesin ama…
O böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
Böyle böyle böyle söyledi
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That’s what she said, that’s what she said
That-that-that-that’s what she said

O böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
O böyle söyledi,o böyle söyledi
Böyle böyle böyle söyledi

Can’t really wrap my hands around it*:Aklım almadı,anlayamadım gibi kullanımları vardır

loading...